Prof. Dr. Mehmet Şahin: “Asıl mesele nasıl bir insan yetiştirdiğimiz”
Prof. Dr. Mehmet Şahin: “Asıl mesele nasıl bir insan yetiştirdiğimiz”
Toros Times yazarı Prof. Dr. Mehmet Şahin, “Biz nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz?” başlıklı köşe yazısında Türkiye’de eğitim tartışmalarının çoğunlukla sınav, müfredat ve teknoloji üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekerek, asıl tartışılması gereken konunun “nasıl bir insan yetiştirmek istediğimiz” olduğunu söyledi.
Toros Times yazarı Prof. Dr. Mehmet Şahin, “Biz nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz?” başlıklı köşe yazısında Türkiye’de eğitim tartışmalarının çoğunlukla sınav, müfredat ve teknoloji üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekerek, asıl tartışılması gereken konunun “nasıl bir insan yetiştirmek istediğimiz” olduğunu söyledi.
Eğitimin yalnızca bilgi aktarmak ya da gençleri bir meslek sahibi yapmak olarak görülmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Şahin, aileden okula, mahalleden medyaya ve dijital dünyaya kadar toplumun tamamının çocukların karakterinin şekillenmesinde rol oynadığını vurguladı.
Şahin, toplumun bir taraftan “Gençler değişti”, “değerler kayboldu”, “saygı kalmadı” diyerek gençlerden şikâyet ettiğini, diğer taraftan ise bu gençlerin hangi sosyal ve kültürel ortamda yetiştiğini yeterince sorgulamadığını ifade etti.
“Gençlik bir yere gitmiyor; biz nereye götürüyorsak oraya gidiyor”
Gençlerin davranışlarını yalnızca gençler üzerinden tartışmanın eksik olduğuna işaret eden Şahin, yazısında dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu:
“Gençlik bir yere gitmiyor; biz nereye götürüyorsak oraya gidiyor.”
Çocuğun adaleti, merhameti, saygıyı, sorumluluğu ve vicdanı doğuştan hazır bilgiler olarak getirmediğini belirten Şahin, bunların ailede, okulda ve toplum içinde öğrenildiğini kaydetti. Çocukların yalnızca kendilerine söylenenleri değil, yetişkinlerin davranışlarını da örnek aldığını vurguladı.
“Matematik öğretiyoruz; peki adaleti kim öğretecek?”
Türkiye’de eğitimin uzun süredir müfredat, sınav sistemi, ders saatleri, tabletler, akıllı tahtalar ve son dönemde yapay zekâ üzerinden tartışıldığını belirten Şahin, eğitimde değer ve karakter boyutunun ikinci plana itilmemesi gerektiğini savundu.
Şahin, yazısında şu soruları gündeme getirdi:
“Matematik öğretiyoruz; peki adaleti kim öğretecek? İngilizce öğretiyoruz; peki karşımızdakini dinlemeyi kim öğretecek? Kodlama öğretiyoruz; peki vicdan hangi derste?”
Değerler eğitiminin okul duvarlarına “sevgi, saygı, hoşgörü ve adalet” gibi kavramları yazmakla sınırlı kalamayacağını ifade eden Şahin, okulda anlatılan değerlerle günlük hayatta karşılaşılan davranışlar arasında tutarlılık bulunması gerektiğine dikkat çekti.
“Bir tek adalet ortada yok!”
Şahin, eğitim sistemindeki başarı anlayışını da eleştirerek öğrencilerin bir kavramın tanımını ezberlemesinin o değeri kazandığı anlamına gelmediğini belirtti.
Bir öğrencinin “adalet” kavramının tanımını sınavda eksiksiz yazarak tam puan alabileceğini ancak günlük yaşamında adaletli davranmayı öğrenmemiş olabileceğini ifade eden Şahin, meseleyi şu sözlerle özetledi:
“Öğrenci başarılı, öğretmen başarılı, okul başarılı, istatistikler şahane… Bir tek adalet ortada yok!”
Şahin’e göre bilgi davranışa, davranış alışkanlığa, alışkanlık ise karaktere dönüşmediği sürece gerçek anlamda bir değer eğitiminden söz etmek mümkün değil.
Kültür aktarılmalı ama farklılıkları dışlamamalı
Eğitimin toplumun dilini, tarihini, medeniyet birikimini ve kültürel hafızasını yeni nesillere aktarması gerektiğini belirten Şahin, bunun başka kültürleri küçümsemek anlamına gelmemesi gerektiğinin de altını çizdi.
Kendi kültürüne güvenen bireyin farklı olandan korkmak yerine onu anlamaya çalışacağını belirten Şahin, eğitimin kendi kimliğini bilen ancak bu kimliği başkalarına karşı bir üstünlük aracına dönüştürmeyen bireyler yetiştirmesi gerektiğini ifade etti.
“Kaç net yaptı?” sorusu yeterli değil
Şahin, eğitimde başarı değerlendirmesinin yalnızca sınav sonuçları, diploma, üniversite veya yabancı dil sayısıyla yapılmasını da yetersiz buldu.
Eğitim sistemine yalnızca “ Çocuk kaç net yaptı?”, “Hangi üniversiteye girdi?”, “Kaç yabancı dil biliyor?” sorularının yöneltilmemesi gerektiğini belirten Şahin, bunlardan daha temel bir sorunun gündeme alınmasını istedi:
“Nasıl bir insan yetiştirdik?”
Çok iyi hesap yapmasına rağmen başkasının hakkını hesaba katmayan, yapay zekâyı kullanırken kendi aklını kullanmayan, yabancı dil bildiği hâlde yanındaki insanı dinlemeyen veya çok sayıda diplomaya sahip olmasına rağmen farklı düşüncelere tahammül edemeyen bireylerin yetişmesinin eğitim açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.
“ Eğitim meslek sahibi üretme fabrikası değildir”
Prof. Dr. Mehmet Şahin, yazısının sonunda eğitimin yalnızca ekonomik hayata insan kaynağı hazırlayan bir sistem olarak görülemeyeceğini belirterek, eğitim ile kültürün kesiştiği noktada temel meselenin “insan inşa etmek” olduğunu vurguladı.
Şahin, eğitim politikaları tartışılırken müfredat, sınav, teknoloji ve yapay zekâdan önce cevaplanması gereken temel soruyu bir kez daha gündeme taşıdı:
“Biz nasıl bir insan yetiştirmek istiyoruz?”
Yazının tamamını okumak için:
https://torostimes.com.tr/yazar/prof-dr-mehmet-sahin/biz-nasil-bir-insan-yetistirmek-istiyoruz-218-kose-yazisi
Mersin HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



